Alaska Gemi Turu

Alaska

İnsan niye Alaska’ya gitmek ister ki? Doğaya merakından. ‘Alaska’yı görmeden Amerika’yı görmüs sayılmam’ düşüncesinden. Buzullar erimeden bir goreyim demek icin. Aurora Boralis, Kutup Işıklarını görmeszsem olmaz diyenlerdenseniz. Hiç Orca (Katil) balinasi gormedim, mutlaka gormeliyim de diyebilirsiniz. Ya da buna benzer baska nedenler olabilir. 90lı yillarda TRT 2 de yayınlanan bir dizi vardı.
“Northern Exposure” (1990) ‘Kuzeyde Bir Yer’ diye Türkçe adlandirilan bu dizi televizyonda baştan sona seyrettigim tek diziydi. Zaten 14 yıldır televizyon yok evimde. O yüzden ne diziler var piyasada fikrim de yok. Bu dizide anlatilan Alaska o kadar ilgimi çekmişti ki bir gün mutlaka gitmeliyim demiştim kendi kendime. İzmir’de yaşayan bir hatun için bir gün Alaska’ya gitmek macera olarak düşünülebilir. Ancak hayatın kime neler sunacağı hiç bilinmez.

Steve ile yaşadığım yıllarda bana Juneau’dan çok bahsetmişti. Adam öyle tatlı tatlı karla kaplı günleri anlatıyordu ki neredeyse bir yolunu bulup atlayıp Alaska’ya gidesim vardı o doksanların sonunda. Geçen yıl doktor ‘kanser oldun’ dediğinde aklıma düşen ilk düşüncelerden biri, daha gezilecek çok yer var, Alaska’ya bile gitmedim, şimdi ölmenin hiç sırası değil olmuştu. Kanseri yenersem ilk işim bilet alıp orayı görmek olacak diye söz vermistim kendime. Kanseri yendim, sözümü tutma zamanıydı.
İyi de yorgun bünyem bu uzak, soğuk, koskocaman eyaleti görmeyi kaldıracak mıydı acaba? Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın hesabı, başladım araştırmaya. Juneau’ya nasıl gidebilirdim, en yorucu olmayan gezi ne olabilirdi? Son 15 yılda yaptığım tüm geziler ya uçakla, ya da arabaylaydı, ancak Alaska buna hiç elverişli görünmüyordu. Zira bir kaç şehir görmek istiyordum, bir de Glacier Parkını. Bunların hepsini yapmaya ne param, ne zamanım, ne de gücüm yetecekti. Ben de gemi turuna karar kıldım, deniz yoluyla gitmek en mantıklısıydı. Turla gezen biri olmadığım için, hangi geminin daha bana uygun olduğunu araştırdım bir süre. Hatta gemi turlarını anlatan bir kaç kitap bile alıp okudum ki yaptığım seçimden memnun kalayım. Bu araştırmaları yaparken Alaska’ya giden 15 civari cruise line “gezi gemisi”, şirketi buldum. Alaska gezmek için çok büyük bir yer “1.718 million km²” . Zaten pek çok bölgede kara ulaşımı ya yok ya da çok kısıtlı. Bir sehirden diger bir şehre çoğunlukla ya deniz ucaklarıyla, ya da gemiyle ulaşım sağlanıyor. Tren yolu ise sadece belli bolgelerde var. Altına hücum ‘golden rush 1896-1999’ dönemlerinde kurulan tren yolları eski olmakla birlikte halen kullanılmakta.

Vaktiniz ve paranıza uygun olarak bir gemi turuna katılıp Alaska’da bir kaç şehri görmeniz mümkun. Gemilerin gittigi ana iki rota var. Inside passage “iç pasaj” denilen ve Glacier Körfezi “Glacier Bay National Park” buzulları görebileceğiniz rota, diğeri ise Gulf of Alaska, geminin Pasifik okyanusunda karaya paralel gittiği rota. Eger buzulları daha yakından görmek isterseniz iç pasaj rotasını seçin. Pearl gemisi Seattle’dan hareket edip, Juneau, Skagway, Ketchikan’a gidip, iç pasajdan geçip, Victoria BC’e uğruyor ve tekrar sizi Seattle’a getiriyor. Portland’dan arabayla Seattle 3.5 saat olduğu için bana çok uygundu.

cruise map

Gemiyi seçmeden önce ilk karar vermeniz gereken konu ne zaman gideceğinizdir. Gemi turları genelde Mayıs ile Eylül ayları arasında yapiliyor. Sezon başı ve sonu genelde daha uygun fiyata kamara bulabilirsiniz. Bir de gideceğiniz bölgenin sicaklik ve yagis oranına bakın. Okyanusa yakın olan şehirlerde Juneau, Ketchikan, Skagway gibi sürekli yağış alan bölgelerdir.

alaska-map

Gemi turlarında rotanın dışında, sundukları etkinlikler bakımından gemiden gemiye oldukça farklılıklar içeriyor. Kimisi eğlence ağırlıklı iken, kimisi gurme yemeklerin one çıkarıldığı turlar. Bunun yanısıra kaliteli şarapların ünlü şeflerin olduğu pahalı gemi turları ve National Geographic’in eğitim ağırlıklı, seminerli gemi turları da bulunmakta. Tabii fotoğrafçılara özel yapılan turlar da var. Fakat bunlar için kişi başı 10.000 dolar civari bir ücret alınıyor. Ben fotoğraf çekeyim, Alaska’yi göreyim desem de bir fotoğraf ağırlıklı tura ayıracak bütçe olusturmadım, o yüzden diğerleri arasında Norwegian Line bana çok uygun göründü. Zira Haziran başı turunda fazla çocuk yok, ( okullar kapanmadığı için ) rota istedigim gibi ve en önemlisi free syle cruising sunması. Yani yemek saatlerinizi kendiniz ayarlıyabiliyorsunuz ve yemek salonunda şık giyinmek gibi bir derdiniz yok. Diğer pek çok tur gemisinde “dress code” giyim kuralları uygulanıyor. Gemiye binmeden önce valize ( kişi başı 2 valiz hakkınız var tıpkı uçaklarda olduğu gibi ) dezenfekte edici el kremleri, vitaminler atmıştım ne olur ne olmaz diye.

Yola Norwegian Line Pearl gemisi ile çıktık. Yolcu sayısı 2394, murettabat ise 1099 kisi. Yani epey kalabalik. Umarim mikrop kapip hasta olmam diye endişe yapmam gereksizmiş, zira inanılmaz temiz bir gemiydi. Kamaralar gunde iki defa temizleniyordu. Sadece temizlenmekle kalınmayıp, aksamüstleri odanızdaki havluları şekileden şekle sokan bir personal bile var. Odaya geliyorsunuz, havlunuz kurbağa ya da penguen şekline bürünmüş. Çok sevimliydi. Her katta merdivenlerin yanısıra uçer asansor bulunuyor. 20 restoran ve 13 bar surekli hizmet veriyor. Tüm katlarda dezenfekte edici sıvı makineleri koyulmuş ellerinizi temizlemeniz için, bunun yanısıra gemiye giriş, çıkışlarda, restorana girişlerde kapının önunde bekleyen iki murettbat elinize kolonya döker gibi bir nakarat tutturmuş “washi washi” yıkayalım yıkayalım diyerek sizin ellerinizi dezenfekte etmeyi başarıyorlar. Ödediğiniz bilete içtiğiniz çay, kahve, su, meyve suları dahil, yani ektra ücret alınmıyor. Ancak bir kaç restoran ücrete tabii. Açık büfe olan restoranlarda “Garden Cafe” ve aksam yemeği sunan onlarca masanın olduğu, tavandan sarkan ihtişamlı avizelerin bulundugu Summer Palace’da ise yedikleriniz ücretsiz. Bedava olan restoranlar; Garden Buffet, Blue Lagoon, Great Outdoors Bar, Indigo Dining Room, Sky High Bar & Grill ve Summer Palace Main Dining Room.
Yemekler çok leziz ve çesitli, Italyan mutfagindan pizza ve makarnalar, Hint, Asya; Çin ve Japon, (Sushi Bar) ve Amerikan yemekleri agirlikli. Kahvaltida zeytin ve beyaz peynir boşuna aramayın yok. Masanızı illa başkalarıyla paylaşmak zorunda da degilsiniz. Grupla gittiyseniz sizin gruba uygun bir masa veriliyor, eger sadece iki kişiyseniz size iki kişilik bir yemek masası tahsis ediliyor. Yemek saatleri de esnek, Garden Buffet’da sabah altidan aksam 10.30 dek yemek bulabiliyorsunuz. Blue Lagoon ise sabaha dek hizmet veriyor.
Gemideki kamarayi ozellikle balkonlu secmistim, ki rahat fotograf cekebileyim diye. Ama Alaska gezisi icin bunun gereksiz oldugunu anladim. Zira hareket halindeki geminin balkonu oldukca soguk. Juneau’da hava sıcaklığı sadece 9 derece idi Haziranın üçünde. Güvertelerde ve balkonda cok uzun sure kalınmıyor rüzgardan ötürü. Ama en iyi fotoğraf 14. kattaki deck / güvertede çekiliyor. Zira 360 derece etrafı görebiliyorsunuz. Gemi 294 metre uzunluğunda, eger geminin onunde kalabalık varsa (özellikle Glacier Bay’de herkes fotoğraf çekmek için üst katlardaki güvertelere geliyor) arka tarafta ya da yanlarda çekim yapılabiliyor.
Kamaraların fiyatları yerine ve büyüklüğüne göre değişiyor. Pencereli bir oda hem daha ekonomik olur, hem de gemi içindeki aktivitelere daha çok katılabilirsiniz. Odaya ancak uyumak için gidiyorsunuz.

Geziye çıkmadan önce valize koymanız gerekenlere dair:

Kafanızı sıcak tutacak şapka, uzun sure güvertede otrmak isterseniz kulaklarınız rüzgardan epey üşüyor, ona göre kalın bir bere alın. Bir de onu siperli şapka güneşli gunler için bulundurun. Atkı ya da şal, eldiven ve rüzgarlık. Yağmurluk, mutlaka dort şehrin birinde yağmur yağacaktır, alın yanınıza bir yağmurluk. Juneau’ya vardigmizda tum gün yagdi, buna rağmen gezmeye devam ettim. Cekim yaparken fotoğraf makinenizi ıslanmaktan korumak için şeffaf naylon torba da çok işe yarıyor. Onu kapalı bir terlik de havuza ya da sıcak su kuvetine girerken ( 12 . kattaki güvertede) pratik olur. Açık büfenin oldugu 12. kat çok sıcak değil, ( güverteye açılan kapilar sürekli açık olduğu için) o yüzden yanınızda mutlaka sizi sıcak tutacak giysiler; içi miflonlu yelek gibi, bulundurun. Serin günler için sıcak tutan çoraplar ve yağmur geçirmeyen bir çift ayakkabınız olsun. Walkie talkie’niz varsa getirin, zira gemide telefon kullanmak roaming ücretinden dolayı hem pahalı, hem de kıyıdan biraz uzaklaştıktan sonra çekmiyor. Belirgin, parlak bir renk yelek ya da ceket giyerseniz eşinizin sizi kalabalık restoranda ya da güvertede bulması kolay oluyor.
Dürbun getirin yanınızda; balinaları, yunusları, denizdeki su samurlarını, kuşları seyretmek için. Yazın ortasında gidiyorsaniz sinek kovucu gotürün.

 

cruise

Gemideki Aktiviteler:

Spor yapabileceginiz alanlar, koşu bandı, basketbol sahası, cimnastik salonu, spa, tırmanma duvarı var. Bunun dışında kütüphane, sinema ve tiyatro salonu da var. Kütüphanede hemen her gün uyuyan bir kaç kişi gürdüm. Hala çözebilmiş değilim niye bazıları geminin kütüphanesine gelir uyur diye?
Tabii ki barlar, gazino ve alisverşi yapabileceginiz dükkanlar da mevcut. Bunun dışında internet cafe ve bir sanat galerisi de mevcut. Her sabah odanıza gemideki aktiviteler hakkinda bilgi verilen broşür bırakılıyor. Gitmek istediginiz film, ya da komedi show varsa saat kaçta başladığına dikkat edin. Yemek salonlarında canlı müzik dinlemek de mümkun. Kahve içilen yerlerde de hemen her gün yeni bir aktiviteye rastlanabiliyor. Kıyıdaki aktivitelere katılmak isterseniz 7. kattaki bilgilendirme/resepsiyondan broşür alıp ya da geziden sorumlu kişilere ( cruise tour consultant) danışıp bilgi alabilir, bilet alabilirsiniz. Dışarıdaki turlarla gemiden ayarlanan turlar arasında para açısından çok fark yok ama en büyük fark, gemideki turla gidilen bir yerde aksilik olursa, zamanında gemiye varamazsanız, gemi sizi bekliyor, diğerlerinde böyle bir garanti yok. Bir de gemideki turlara ulaşım arabayla olacaksa otobüsler gemiye yakın bir yerde park etmiş oluyorlar.

Kıyıdaki Aktivitelere Dair:

Genelde turları üçe ayırmak mümkün:
Doğaya yönlelik turlar, çevreyi gezme, görme amaçlı.
( trekking, hiking, canoeing, kayaking, zipline / yürüme, tırmanma, kano sürme, telden kayarak inme )
Alışveriş turları. Şehirdeki dukkanlardan alışveriş yapma amaçlı. Mücevher, kürk ve totemler yoreye özel
Yemek ağırlıklı. Gidilen yerde yöreye özgü yemek yeme ve gösteri izleme. Somon balığı yakalama, yengeç tutma vs.

Juneau

Biz vardığımizda tüm gün yağmur yağdı, buna rağmen deniz uçagıyla buzulları havadan görmeye gittim. Yağmura rağmen çok güzeldi tavsiye ederim. Juneau NCL Pearl gemisinin gittiği bu turdaki en büyük Amerikan şehri nüfusu 32,556 (2012 sayımıyla) ve Alaska’nin başkenti. Denizi seviyorsaniz balina görme turuna, yunus görme, balıkçı teknesiyle balık yakalama turuna gidebilirsiniz. Balina göreceksiniz bu gezide mutlaka zira körfezde 80.000 balina yaşıyor, pencereden bile baksanız birine mutlaka rastlarsınız. Gemide her milletten insan olsa da balinayi gorup eliyle işaret edenler ( dili, etnik grubu farketmiyor, beden dili her zaman durumu izah ediyor) hemen sizin de o tarafa bakmanızı sağlıyor. Helikopter ya da uçakla buzul gorme turlarının yanısıra, köpeklerin çektiği kızakla yapılan turlar da var. Mendenhall Glacier sehre 30dk mesafede, buraya giden turlar ve otobüslere de binebilirsiniz. Mount Roberts Tramway ise sizi teleferikle şehrin tepesine 1,164 m, altı dakikada çıkarıyor. Burada ‘Bald Eagle’ beyaz başlı kartal da görebiliyorsunuz. Daha maceraperest iseniz zipline turuna gidin. Sizi bir tele bağlayıp tepeden aşağı salıveriyorlar. Ben denemedim.
Yalnız geminin kalkış saatine mutlaka dikkat edin, bazı şehirlerde uzun sure kalmıyor. O yüzden ikiden fazla aktiviteye katılmak isterseniz saatini iyi ayarlayın. Biz hem uçakla gezelim, hem tram’e binelim hem de Mendenhall Glacier’e gidelim dedik ama vakit yetmedi.
Bir başka turla mutlaka Juneau şehrini yeniden görmek isterim, yağmurlu gri bir hava olmasından ötürü çok gezemedik.

Belli başlı turlar:
Mendenhall Glacier
Whale Watching/balina turu
Mount Roberts Tramway
Dog Sledding- köpeklerin çektiği kızak turu
Pırpırlı uçak turları, helikopter turları
Streetcar turları / otobüsle şehir turları

Skagway

Güneşli bir günde vardık. White Pass tren turuna katıldık. Trende ayakta çekim yapmak cok eğlenceliydi, tren yolu eski de olsa bakımlı. Dağların arasından yavasca giden tren civardaki şelaleri, parlak yesil uzun ağaçları, havada süzülen kartallari film setindeymiscesine gözünüzün önunde sergiliyor. Sehir küçücük, nüfus 2010 sayımına gore 920 kişi. Etraf bal dök yala temizliğinde. Epi topu iki büyük cadde var, dükkanların çok olduğu. Zaten şehir merkezinde toplam 24 sokak var, hepsini gezdim. Bir maden kasabası nasıl olurmuş kuzeyde görmüş oldum. Altın çıkarıldığı için civarda bolcana kuyumcu dükkanı var, bir de hediyelik eşya dükkanları. Turizm şehrin en önemli gelir kaynağı yaz ayları boyunca.

Belli başlı turlar:
White Pass Scenic Railway
Scenic Drive
Dog Sledding – kopeklerin cektigi kizak turu
Gold Panning- Altin bulma turu nehir kenarinda
Zipline
Klondike Bisiklet Turu
Historical City, Gold Camp & Salmon Bake
Red Onion Saloon

Ketchikan

Totem ve balıkçılık şehri. Junea ve Skagway ile karşılaştırınca şehrin turistik havasından çok balikci şehri havası taşıdığını göreceksiniz. Civardaki binalar eski, sokalar bakımsız filan. Nüfüs 2012 sayımıyla 8250 kişi. Iki liman var, biri yatlarin ve yolcu gemilerinin yanaştığı, diğeri ise balikci teknelerin bulunduğu. Balikcilarin oldugu limanda Beyaz kafali kartallari gormek mumkun. Totem müzesini ziyaret ettik şehir merkezini gezdikten sonra. Parktaki totemler göz alici (Totem Bight State Park). Şehrin en meşhur binası da eski bir genelev, Dolly House. Müze yapmışlar 10 dolara gidip ziyaret edebiliyorsunuz. Çok eğlenceli.

Belli başlı turlar:
Lumberjack Show / odun kesen adamlarin sovu
Duck Tour
Saxman Native Village
Misty Fjords Flightseeing
Bering Sea Crab Fisherman’s Tour
Zip lining
Rainforest hike- yağmur ormanında yürüyüş
Kayaking, fishing tours; tekne gezileri

cruise

Victoria BC

Liman çok güzel. Limanda oturabileceğiniz kafeteryalar var. Nüfusu 2011 sayımına göre 80,032. Şehir çok bakımlı ve ideal turizm cenneti. İnsanlar çok kibar ve yardımsever. Amerikadan en büyük farkı, restoranlarda güzel çaylar içmek mümkün! Hükümet binasi pek gösterişli, eski bir bina. Müzesi gemiler limana geç vardıysa gece 10.30 ‘a dek açık. Civardaki restoranlar ve dukkanlarda gemilerin saatlerine göre açık oluyorlar. Eğer yanınızda Kanada doları yoksa dert etmeyin, Amerikan doları ile de ödeme yapabiliyorsunuz. Biz hippo turuna gittik, çok eğlendik. Tavsiye ederim, hem şehri gezmiş oluyorsunuz hem de limanda turluyorsunuz denizde.

Belli başlı turlar:
Butchart Gardens Turu, şehrin en ünlü bahçesi
Hippo tur/karada ve denizde giden eski okul otobüsünden donusturulmus araçla gezi
Fishing tours; tekne gezileri, balina yada sea lions/deniz
Zipline tur
The Royal Carriage Tour/ at arabasi ile şehrin icinde gezme
Bisiklet gezisi şehir merkezinde
Royal BC Museum
Craigdarroch Castle

Glacier Bay National Park

Gezinin en göz alıcı yeri. Buzullar ve fyorların guzelligi görülmeye değer. Bir de denizin mavisi. Buzul mavisi son derece çarpici. Buzullara dikkatli bakın, düşen bir parça görmeniz mümkun. Margeri Glacier’in önünde bir saat kaldı gemi, elimde fotoğraf makinesi onlarca resim cektim. Devasa bir kütlenin zaman icinde eriyeceğini bilmek ve bunu belki de bir daha geldigimde bu glacier iyice küçülmüş olacak düşüncesi kafanızın bir kenarında duruyor buzulu seyrederken. Doğa bozulmasın diye günde sadece iki gemiye gecis izni verilmiş. Gemi buzullara karşı parketmiş beklerken, ranger’lar/parkta görev yapan kişiler gemiye biniyor, buzullar hakkında bilgi almak isterseniz, onların bilgi verdikleri sorularınızı cevapladığı sunuma katılın derim.

7 günlük Alaska gemi turunun bu kadar keyifli olacağını hiç düşünmemiştim. Gemide her gün baska bir yere varmış şekilde uyanmak pek keyifli. Ordan oraya valiz tasima derdi olmaması, yemeklerin çok leziz oluşu, geminin temiz ve pek çok aktiviteyi içermesi kesinlikte bir kere daha bir yerlere gitmeliyim dedirtiyor. Tabiri caizse ‘strees free travel’, kaygısız seyahat etme gerçekten gemi turuna özgü. Valiz kontrolu, pasaport kontrolu, üst arama detleri yok, limanda herkes son derece kibar davranıyor, gemi personeli güler yüzlü ve herkes rahat. Havaalanlarındaki potensiyel terorist muamelesinden sonra ‘evet ya seyahat dedidiğin böyle olmalı’ diyecek cinsten. Gidin siz de deneyin derim.
Bu arada Juneau Alaska’nın güneyinde Aurora Boralis çok fazla görünmüyormuş. Fairbanks ve Anchorage’de kutup ışıklarını görmek daha kolaymış. Bir de yazın Juneau civarında gece hava pek kararmıyor. Güneş gece 10:30’da batıyor ve sabah dörtde yeniden doğuyor. Arada kalan sürede de gökyüzü süt beyazı bulutlarla kaplı ama zifiri karanlık hiç yok.

Alaska

Referanslar:

  • http://tr.wikipedia.org/wiki/Klondike_Alt%C4%B1na_H%C3%BCcumu
  • http://www.alaskacruises.com/cruise-lines/cruise-lines.html
  • http://divxplanet.com/sub/m/4179/Northern-Exposure.html
  • http://tr.wikipedia.org/wiki/Kuzeyde_Bir_Yer
  • http://tr.wikipedia.org/wiki/Kutup_%C4%B1%C5%9F%C4%B1klar%C4%B1
  • http://www.frommers.com/destinations/alaska/720872#sthash.vxRFGSdg.dpbs
  • http://www.ncl.com/cruise-ship/pearl/overview
  • http://www.excellent-vacation-ideas.com/norwegian-pearl-restaurants.html
  • http://www.excellent-vacation-ideas.com/freestyle-cruises.html
  • http://dollyshouse.com/
  • http://redonion1898.com/
  • http://skagway.com/
  • http://www.visit-ketchikan.com/
  • http://www.alaskazip.com/
  • http://www.victoriahippotours.com/
  • http://www.nps.gov/glba/index.htm
  • http://www.nps.gov/glba/planyourvisit/cruise.htm

Please share it
Email this to someoneShare on Google+Pin on PinterestTweet about this on TwitterShare on LinkedInShare on Facebook