Artık Sizinle Değiliz Sayın Başbakanım

cay sohpeti

Artık Sizinle Değiliz Sayın Başbakanım
Üzülerek söylüyorum, artık sizinle değiliz Sayın Başbakanım,
Biz, bu ülkede size oy verdiğimizde; demokratik bir ülkede, demokrasi için başbakan seçtiğimizi sanıyorduk. Kendimize bir kral ya da daha ötesini seçtiğimizi bilmiyorduk.
Siz, balkon konuşması yaptığınızda herkesin başbakanı olduğunuzu söylüyordunuz, biz size inanmıştık.Artık inanmıyoruz. Çünkü siz bizi hiç benimsemediniz ve zaten hiç istemediniz. Biz sizin için sürüdeki kara koyunduk, şık otoyolunuzun kenarındaki kara çalıydık yok edilmeliydik.

Bizim çocuklar yıllar süren çalışmalar ve sınavlar sonrasında kimi kez işsizken, sizinkiler işadamlarının desteğiyle yrtdışında okuyup geldiler. Hepsi birer şirket sahibi olup gemiler, oteller aldılar, vakıflar kurdular. Olur ya dedik bizim öyle tanıdığımız yok ne yapalım kader. Sonra çocuklarımız bu kez KPSSye çalıştılar, çalıştılar. Bazen sınavları da kazandılar. Ama sorular çalındı, sınavlar şaibeli çıktı, yıllar geçti suçlular bulunamadı. Bizim çocuklar işsizdi Başbakanım işsizdi, bu ülkede 25-35 yaş arası işsizlik oranları yüzde 2o ye yakın Başbakanım her 5 gençten biri işsiz evde oturuyor.

Bizim çocukların iş bulabilenlerin geçinmesi için ev kirasını ana baba olarak biz verirken, sizinkilerin düğün törenlerini ana haber bültenlerinde izledik, güzeldi Başbakanım çok güzeldi. Bizim çocuklar çocuk sahibi olunca oturduğumuz kentteki evimizi kapatıp onun yanına torun bakmaya gittik bilmem duyar mısın?

Bizim çocuklar kirada oturuyorlardı, Şehrizar konutlarındaki en küçük daire olan 3 oda 1 salonlar 2 milyon 210bin Türk Lirasına satılıyor. Bizim çocuklar bu paraları rüyalarında bile göremezler, o konutlardaki 9 oda 1 salon daireleri kimler alıyor Sayın Başbakanım?

Bizim çocuklar fena çocuklar değiller Başbakanım; çalışkan, dürüst vatansever çocuklar. Çevreyi severler gelecekte de var olabilmek için, bu ülkede yaşamak için. Her dereye HES, her SİT alanına konut, otel, fabrika istemezler ise; sürdürülebilir kalkınma için. Ekonomik olarak büyür ve gelişirken doğayı tahrip etmek istemezler ülkenin geleceği için. Biz burada sadece bugün yaşamıyoruz gelecekte de yaşamak istiyoruz. İş bulup çalışmak ve geçinecek kadar para kazanıp, ülke kalkınmasında var olmak istiyorlar Sayın Başbakanım.
Biz bizim gibi düşünmeyenlerin de varlığını kabullenmiş ve onların hassasiyetlerine saygı duyarken siz, hiç bizi umursamadınız. Vapurdan inen kadınların kıyafetine laf attınız, sizin gibi giyinmeyenleri istemediniz. Üniversiteyi binbir emekle kazanmış gençlerimize tutup kiminle nasıl oturup kalkacağını, hangi evde nasıl kalacağını söylediniz. Biz çocuklarımıza o terbiyeyi verdik ve onlara güveniyoruz sayın Başbakanım.

Gezi parkında gitar çalıp şarkı söyleyerek eylem yapan gençlerimize polis ordunuzla saldırdınız.Çardılarını yıkıp darmadağın ettiniz, istedikleri sadece parktı bi duymadınız.Sonra durmadınız her protestoya saldırı emri verdiniz, arada ölen çocuklarımız oldu.Onların ana babalarına bi başsağlığını çok gördünüz.Bu gençleri dış mihrakların oyuncağı bu eylemleri de faiz lobilerinin işi deyip çıktınız, hiç öyle değildi Sayın Başbakanım bi dinlemediniz.

Yolsuzluk kaset ve iddaaları havada uçuşurken, oğlunuzun da adı vardı.Soruşturulmasını engellediniz.İsimsiz telefon ihbarlarıyla hergün doktorlar, hemşireler soruşturuluyor. Gazi subaylar intihar etti, aileleriyle ilgili söylentiler yüzünden. Van Yüzüncüyıl Üniversitesi genel sekreter yardımcısı yolsuzluk suçlamasıyla cezaevindeydi hani intihar etmişti, sonra da aklandı, yokmuş birşey. Adamcağız öldüğüyle kaldı. Hani bizim ülkemizde kırmızı çizgiler yoktu.Eski bir Genelkurmay Başkanımız örgüt yöneticiliğinden müebbet yedi birşey olmadı.Sizin oğlan da soruşturulsaydı kıyamet mi kopardı?Aklanınca da, alnı ak başı dik gezerdi; şimdi ne oldu? İspanya Prensesi yolsuzluk soruçturmasında ifade verdi de İspanya’nın dünya çapında itibarı mı zedelendi?

Verseydi ifadesini oğlunuzda, neden engellediniz Sayın Başbakanım?
Tıpkı sizin gibi bizim için de çocuklarımız çok önemlidir, onlara bir kötü söz, bir fiske gelsin istemeyiz.Ama artık nereye baksak bir çürümüşlük, nereye ellesek kötü kokular geliyor. Bunların son bulmasını istiyoruz,.Aydınlık ve güzel günler için daha fazla adalet ve eşitlik istiyoruz. Ama bu eşitlikte de birilerinin ötekilere göre ayrıcaliklı ve üstün olmasını istemiyoruz. Çocuklarımız için yaşam güvencesi istiyoruz. Cinsiyeti veya kıyafeti veya ana-babası veya etnik kimliği veya mezhebi nedeniyle; işe girerken, işyerinde, poliste ve adliyede farklı muamele görmesini istemiyoruz. Gördük ki siz bu ayırımcılığı engellemediniz, sadece derinleştirip çeşitlendirdiniz. Gördük ki balkon konuşması mazide kalan güzel bir rüya imiş.
Artık sizinle değiliz Sayın Başbakanım, meğer siz de hiç bizimle olmamışsınız.
Nadiye Karlıca

cay sohpeti

Please share it
Email this to someoneShare on Google+Pin on PinterestTweet about this on TwitterShare on LinkedInShare on Facebook