Elektrikli Bisiklet

trike

Pencereden dışarıya bakıyorum çiseliyor usul usul. Gökyüzü gri ve grinin tonları şeklinde. Yok canım hayal dünyanıza dalıp hemen seksi seyler düşünmeyin. Grinin Elli Tonu’nu okumuş olabilirsiniz ama burası Portland, gri deyince aklınıza gelen tek şey her çeşit gri buluttan ibaret. Ben baştan yazayım da sonra bilemedim filan durumları olmasın.

İçi polar bir tayt giyiyorum önce, üstüne rüzgar geçirmeyen bir pantolon. Üzerimde 4 kat kazak, yelek ceket, yağmurluk giymişim. Ellerimde eldivenler, kafamda iki şapka, neymiş dışarıda bisiklet süreceğim 3 derece soğukta ve yağmur altında. Havanın azizliğine uğrayıp ıslandığım bir kaç seferi saymazsak hayatım boyunca bilerek ve isteyerek yağmur altında bisiklet sürmüşlüğüm yok. Ben İzmirliyim, hani güneş, sıcak, kum filan kombinasyonu açar beni. Ne gerek var yağmurda gideyim bisiklet sürmeye, deli miyim ayol? Yağmur yağdığında dışarıdaysam en yakın kafeye, kahvehaneye, tostçu dükkanına gider bir çay içer, beklerim dinmesini. Bilirim ki nasılsa dinecek, ne işim var yağmur altında yürüyeceğim filan. Başka derdim mi yok.
Ama son 14 yıldır Portland’da yaşarken sanırım yağmurla yaşamayı da öğrendim. Senede 6 aydan fazla yağınca, öpe söve alışıyorsun. Gerci benim alışma boyutum asla bir Portlandlı kadar olamaz. Onlarla aşık atma kapasitem yok bir kere. Beni aşar onlar. Onlar için yağmur hayatın bir parçası, hatta olması gerekeni. Bir hafta yağmur yağmasa acaba susuzluk çeker miyiz gibisinden kuruntu bile yapıyorlar. Herkesin sırtında her renk yağmurluk var, çocuk çocuk demeden. Şemsiye ile gezen Portland’li değildir muhtemelen. Sağanak yağmurun altında tenis oynayanları bile görmüşlüğüm vardır, o derece düşünün. Adamlar alışmışlar ıslak yaşamaya. Bırak 14’ü ben bir 24 yıl daha yaşasam burada o kıvama gelemeyeceğim kesin. ‘Ee ne diye yağmurda bisiklet sürüyorsun?’ diyeceksin şimdi farkındayım. Açıklayayım benimkisi hatır için çiğ tavuk yeme durumunun vuku bulmuş hali.

En hafifinden kendim ettim kendim buldum durumu.
Senelerdir bisikletle lay lay lom tur atarken keyfim yerindeydi. Kanser olunca baktım bisiklet kullanmak zorlaştı, ölmek var dönmek yok’a bağladım durumu. Kaslarım ağrıyor, nefessiz kalıyorum sürerken, yokuşlarda resmen pilim bitiyor, hele radyoterapi alırken eyvah eyvah, popomun üzerinde oturmak kabus gibiydi. Gerçi Kızılderili ısrarla ‘zaten bisiklet sürerken seleye oturulmaz’ dese de ikna olmuş değilim.

Arada Kızılderiliye anlatıyorum durumu, ‘çok canım yanıyor’ filan diye. Ben inatçı da, sanki o değil. Farkına sonradan vardım tencere kapak olmuşuz azizim. Habire buna çözüm ne olabilir diye araştırmadayım bir yandan. Önce gidip daha yumuşak bir bisiklet selesi alıyorum. Yok bu kez de sırtım ağrıyor inanılmaz derecede. Derdim her gün dışarıda bisiklet sürmek en az 10 kilometre. İlla süreceğim yani, eğer sokakta süremezsem mutlaka gece evde sürüyorum. Neredeyse 10 yıl oldu kondisyon bisikletini alalı. Yağmurda süremeyeceğimi anlayınca, başka çare yok deyip aldım mecburen. Bir yandan kitap okurken bir yandan pedal çeviriyorum. Yok kitap okumak istemiyorsa canım, TED talk izliyorum keyfim yerine gelsin diye.

Ama o bisiklet illa sürülecek. Kemo aldığım günlerde bile sürdüm, bırakmadım ipin ucunu. Sonuçta kışın soğukta ve yağmurda dışarıda süremeyeceğim için daha çok evde sürmeye devam ettim. Kas ağrısıyla başa çıkamayınca anladım ki kondisyon bisikletinin sırt tarafı belime filan destek yapıyor, ‘aha’ dedim, demek sırtımı yaslayabileceğim bir bisikletim olursa belim de, sırtım da ağrımadan sürebilirim. İyi de benim bisiklet bildiğin iki teker, öyle sırt dayama yeri filan yok.

Başladım yine araştırmaya, alternatif ne olabilir diye. Portland’a epey bir bisiklet dükkani var. Ne de olsa bisiklet yollarıyla ünlü bir şehir. Bir kaç dükkan da sadece recumbent satıyor. Yani iki teker ama sırtını dayayabileceğin koltuk misali oturulacak selesi var. Fakat azizim fiyatlar epey pahalı. Son iki senedir de az da olsa patikalarda trike görüyorum. Trike yani üç tekerlekli bisiklet. Onların fiyatlar ise epey bir uçuk kaçık. Gittim tek tek fiyat araştırması yaptım. Mümkün değil yenisine gidip 3500 dolar bayılamam, en ucuzu fiyat bu. İkinci el arasam? Bir yandan da para biriktiriyorum. Arayan bulurmuş, ben de sonbaharda buldum bir tane başka bir şehirde.
Gidip aldım. Öyledir ya, ayrıntıları hep sonradan öğrenir insan. Meğer aldığım trike HD modelmiş. HD ise Heavy Duty demek. Yani bildiğin ağır abi! Sürmesi acayip rahat da, yokuşlarda imanım gevriyor. Trike 30 kilo, şöyle karşılaştırayım; benim iki teker bisikletim 13 kilo epi topu. Yani Trike epey bir kas gücü gerektiriyor yokuş yukarı sürmeye çalışırken.

Benim evin yakınından geçen bisiklet yolu 60 mil, yani 96.6 kilometrelik bir patika. Ben bunun 10’unu rahatça sürüyorum. Tedaviden once 30km filan sürerdim tıngır mıngır misali. Sakın aklıza Lance Armstrong düşmesin. Ben sadece pedal çeviriyorum, hızlı gitmiyorum. Lakin şunu da belirtmeli yeri gelmişken; Lance kemo alıp, pedal çevirip ödülleri kaptı ama yalan da söyledi! Halbuki ‘hayatta kalmak için steroid’dir, ilaçtır ne bulduysam aldım’ dese kimse gıkını çıkarmayacak, belki ödül de almayacak ama en azından yalancı sayılmayacak. Ego işte ne yapacan, adamın basiretini bağlamış. Ben steriod filan almadan sürme eylemime devam ediyorum. Ödül filan aldığım yok, ama turp gibiyim daha ne? En iyi ödül bu bana göre.

Baktım acayip yoruluyorum yokuş çıkacam diye, buna motor takmak mümkün mu diye düşünmeye başladım. Elektrikli trike fiyatlari araba fiyatına yakın olunca, kendimiz böyle bir proje yaparız kim tutar bizi fikri ağır basmaya başladı.
Madem Kızılderili bisikletten anlıyor, hünerini göstersin değil mi ama? Ben onunla tanıştığımda ‘bisiklet sürmeyi severim’ demiştim. O da cevaben ‘aa ben de’ demişti. E siz bundan ne anlarsınız? Arasıra bisiklet süren bir adamı muhtemelen. Yok anacım bu o model değilmiş. Adamın 4 bisikleti vardı sene 2001’de! Hani arasıra bisiklet süren adama ne oldu? Bir insanın niye 4 bisikleti olur ki? Epi topu bir kişisin! ‘Hadi bir tur atalım’ diyorum, adam 100km tur atmaya kalkıyor. E madem onunla aşık atamam en iyisi onu kendime benzetmek deyip işe giriştim. Bisikletin tepesine ayağında bisiklet ayakkabısı, bisiklet şortu, t-şörtü, kaskı olmadan binmeyen adam zaman geçtikçe İzmirli kıvamına geldi. Hatta bu yaz ayağında şıpıdık sandalet, üzerinde atlet, kafada hasır şapkasıyla benimle turladı bile. Demek ki bir şeyden keyif almak için illa da kuralcı olmak gerekmiyormuş. Sonuçta benim elektrikli bisiklet yapalım muhabbetine dayanamayıp trike’a bir motor alıp taktı. Becerikli adam vesselam.’Hava ne olursa olsun, şarj edip hemen binecem’ dedim mi bisiklete? Dedim. Hee iyi yaptım demekle, giyinirsin şimdi lahana gibi kışın ortasında kat kat, yağmur altında bisiklet sürecem diye.

O yağmurluğunu giymiş benim önümde suruyor. Ben tıngır mıngır arkada takipteyim.
Heyacanla vitesin üzerine monte edilen düğmeye basıyorum yokuş yukarı giderken. Aa ne güzel yahu, paralamak zorunda değilim kendimi. Ayaklarım pedalda çıkıveriyorum kolaycana.
Acayip hoşuma gidiyor. Hatta aynadan arkamı kontrol edip solluyorum önümdeki Kızılderiliyi. Of ne keyif anlatılır gibi değil. Adamı geçtim daha ne! Gerçi elektrik olmasa trike’da zor geçerdim ya, olsun patikada vınlayan bir benim! Yağmur iyicene artıyor. İlk on dakika boyunca yağmur geçirmeyen pantolon mu alsam düşücesinin yerini buz gibi hava suratıma çarpıp sümüklerim akmaya başlayınca ‘kızım deli misin yağmurda bisiklet tepesinde işin ne’ye dönüşmeye başladı ani bir hızla.
Eve geldik, koydum bir çay ocağa. İlk kez yağmurda tur atmanın verdiği eblehçe keyfi yaşamanın epey bir zahmetli olduğunu öğrendim. Bir baktım üstüm başım çamur içinde kalmış. Olsun ben sözümü tuttum en azından. Yağmursuz günler de gelecek elbet.

trike yollarda

Meraklısına notlar:
Kanserle ilgili bir çok soruya yanıt veren site Lance kurdu bir zamanlar
http://www.livestrong.org

Trike’a motor takmak isteyenlere bilgi:

Total $666.62

Wheel and installed on Trike takes about 1 hr
built wheel and spokes : $105
20 inch rim form city bike (http://www.citybikes.coop): $40
ordered hub form clean republic
http://www.electric-bike-kit.com/hill-topper.aspx $499 + shipping Order Total:$521.62
Sun USX Delta Recumbent Tricycle

Please share it
Email this to someoneShare on Google+Pin on PinterestTweet about this on TwitterShare on LinkedInShare on Facebook