Neden İzmir

sunset izmir

İzmir’de yaşamak başkadır, güzeldir, rahattır.İnsan İzmir’e çabuk uyum sağlar ve ayrılınca neler yitirdiğini, gittiği şehirle farkını görünce anlar.
Malum bir süredir havalar bahardan farksız, bütün İzmir sokaklarda geziyor, parklarda oturuyor.Sokaklarda kadın erkek oranı eşit, çarşılarda ise ezici bir kadın üstünlüğü var.İzmirlinin doğalı bu.

Yıllar önce bir İçanadolu kentinde yaşamıştık yaklaşık 4 yıl.Oraya gittiğimizde babamın bir arkadaşı bizi hoşgeldiniz yemeğine götürmüştü.O zamanın, o kentin en ünlü ve sevilen lokantasında öğle yemeği yiyecektik.Lokanta çarşı içindeydi, yürüyorduk, etrafa merak ve öğrenme çabasıyla bakıyorum.Baktım bir tuhaflık var nedir diye düşündüm.Aaa dedim, çarşıda kadın çok az, neredeler ve ne var acaba?Aklıma gelen de; düğün vs gibi bir kutlama var ve bütün kadınlar oraya gitmişler olabilir.Çocukluk ve İzmirli saflığı birleşince bu oluyor.

Oranın yerlisi olan ve bizi davet eden evsahibi diyeceğim artık, amcaya sordum.Nerede buranın kadınları?Pek şaştı bu soruya, nasıl dedi? Bizim İzmir’de dedim, çarşı işini kadın yapar çocukların ve evin gereksinimini en iyi o bilir ve o seçer.Pazara da evin erkeği yada büyük oğluyla gider ama onun sebebi de eşyaları taşıtmaktır.Sizin kentte bugün; büyük bir kutlama, düğün falan mı var?Evsahibi çok güldü bana, yok canım dedi, burada böyledir.Evin erkeği gerekeni alır getirir, kadın evdedir, yemek yapar, çocuklara bakar.Ama dedim ya alınan şeyi beğenmezse ne olacak? Öyle birşey olmaz dedi, ne demek evin reisi alıp getirmiş, beğenmemek olmaz.Bu cinsiyet ayırımcı bakış açısını ilk o zaman fark etmiştim.
İlerleyen zamanlarda o kentte daha neler gördüm.Bir komşumuz evine yağ almış arabadan indirmiş, o önde yürüyordu arkada eşi hanımefendicik yağ tenekesini evlerine taşıyordu.Balkondaydım gördüm ve ağzım açık kaldı.

Okulda kışın arkadaşlarla beraber kartopu oynadık, müdür yardımcısı oynayanları odasına çağırdı.Gittik; kardeşim falan da var 6-7 kişiyiz.Kızlı erkekli kartopu oynanmaz dedi, neden dedik, siz İzmirlisiniz anlamazsınız ama buralı arkadaşlarınıza söylüyorum onlar bilir dedi.İtiraz ettik biz hep beraberdik, bir yanlış varsa hepimize aittir.Tamam dedi, bir daha yapmayın, başka birşey yok.Çıkınca arkadaşlara sorduk neden oynanmaz, onların yüzü kızardı ama açıklayamadılar.Fakat bir daha okulda kartopu oynamadık.

Geçmiş yıllar böyleydi, ya şimdi?Sömestrede İstanbuldaydık, orada evet çarşılarda kadın erkek oranı eşit denebilir ama insanların durumu nedir?Evet ulaşımda metro, metrobüs, Marmaray falan var.Gece 9.00dan sonraki durumu bilmiyorum ama bu toplu taşımalar günün her saati müthiş kalabalık.Hani Çine ait bir videoda birinin metrodan inemeyişi vardı TV haberleri ve internette.İstanbuldaki metro ve Marmarayda sabah akşam yoğun saatlerde o görüntülerin benzerlerinin olmaması imkansız.Ve insanların birbirine tavrı müthiş düşmanca.Şehirde kimse kimsenin değil gözüne yüzüne bakmıyor. Herkes, her zaman birbirine rakip ve kimse rakibini sevmiyor.Trafikte rakip, işte rakip, çocuğuna okul ararken rakip, kuyrukta rakip devam ediyor.

Peki İzmir’de nasıl? Bu kadar değil, böyle hiç değil.Sonuçta Türkiye’de tek, belki dünyada da tektir, sayfiye kasabasına giden otoyolu(Çeşme) olan bir kentten söz ediyoruz.Sorun; bütün İzmir, şu İstanbulluların Çeşme akınından bıkmışlardır.Onlar yüzünden Çeşmenin kalabalıklaşıp, pahalılaşmasından, trafik ve kaosun artmasından bıkmışlardır.İzmirli hayatın içinde keyifle yer almayı sever.Mutlu olmayı, rahat olmayı, gelişmeyi ve büyümeyi de sever doğal olarak.Ama her büyümeyi değil, sonuçta kanserli hücrenin büyümesi de bir büyümedir.Ama kanserli hücre büyür, önce bir doku oluşturur, büyür içindeki sistemi işgal eder, durmaz büyür ta ki tüm organizmayı işgal edip yok edinceye kadar.Biz böyle bir büyüme istemiyoruz.

Yazan : Nadiye Karlıca
sunset izmir

Please share it
Email this to someoneShare on Google+Pin on PinterestTweet about this on TwitterShare on LinkedInShare on Facebook