Telif hakları nedir?

ELEKTRONİK BİLGİ VE TELİF HAKLARI

Telif hakları” entellektüel mülkiyet rejiminin bir parçasıdır. Kitap, dergi, ses kasetleri ve video görüntülerindeki telif haklarının yanı sıra patentler, ticari markalar, coğrafi işaretler ve endüstriyel tasarımlar entellektüel mülkiyet hakları çerçevesinde değerlendirilmektedir. Entellektüel mülkiyet hakları” elektronik bilgi yönetimindeki en kapsamlı ve zor konulardan biridir. Son yıllarda giderek yaygın olarak kullanılan elektronik dergiler, web sayfaları, elektronik tartışma listeleri gibi elektronik bilgi kaynaklarının telif hakkı çerçevesinde değerlendirilmesi konuyu daha da çetrefilleşmektedir. Çünkü telif haklarıyla ilgili paydaş sayısı artmaktadır. Kullanıcılar (okuyucu, izleyici, dinleyici, vd.), yazarlar (yazar, müzisyen, yapımcı, yazılım geliştirici, vs.), telif hakkı yasalarının uygulanmasından sorumlu idari ve adli makamlar, hakların toplanmasından sorumlu kuruluşlar, politika belirleyen ulusal ve uluslararası kuruluşlar bu paydaşlardan bazılarıdır.

Telif Hakkı Nedir?

Telif hakkı özgün ve yaratıcı eser sahiplerine (yazar, sanatçı, besteci, tasarımcı, vd.) belirli bir süre için yasayla tanınan manevi  ve ekonomik haklardır. Telif hakları fikirleri değil,  fikirlerin ifade etme biçimini koruma altına almaktadır. Telif haklarının temelde kişisel ve toplumsal olmak üzere iki amacı amacı vardır. Kişisel amaç yaratıcı eser sahiplerini telif hakları aracılığıyla ödüllendirmek ve daha fazla eser yaratmaya teşvik etmektir. Toplumsal amaç ise özgün ve yaratıcı eserleri belirli bir süre geçtikten sonra toplumdaki herkesin yararlanmasına sunmaktır. Telifhakkı yasaları hangi eserlerin korunup hangilerinin korunmadığını tanımlar, eser sahiplerinin ve kullanıcıların haklarını düzenler ve eser sahibiyle kullanıcı arasında bir denge kurar.

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunua (FSEK) göre “sahibinin hususiyetini taşıyan ve . . . ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulü” eser olarak tanımlanmaktadır (md. 1). Özgün ve yaratı ürünü olan her eserde (kitap, beste, bina, mücevher, yazılım, vd.) telif hakkı vardır. Yasaya göre, eseri kamuya sunmak, eserin yazarı olarak tanınmak, eserde değişiklik yapılmasını yasaklamak ve eserin basın yayın yoluyla küçültücü şekilde ele alınmasını önlemek eser sahibinin manevi haklarından bazılarıdır. Eseri işlemek (uyarlamak), çoğaltmak, dağıtmak, halka göstermek (temsil), radyo-TV ve ağlar aracılığıyla yaymak, kiralamak ve ödünç vermek ise eser sahibinin ekonomik hakları arasındadır.

Telif hakları bilim edebiyat, fotoğraf, sanat ve sinema eserleri için yazarın yaşadığı sürece ve ölümünden sonra 70 yıl süreyle geçerlidir. Veri tabanları için ise bu süre 15 yılla sınırlıdır. Ancak veri tabanında yapılan her önemli ekleme ve değişikliklerden sonra bu süre yeniden başlamaktadır.

Telif hakları kamu düzenini (mahkeme, polis, vd.) sağlamak amacıyla kısıtlanabilmektedir. Örneğin, belirli bir suç işlendiği anda çekilen fotoğraflar sahibinin izni alınmaksızın mahkemede kanıt olarak kullanılabilir. Öte yandan herkesin bilmesinde genel yarar olduğu düşünülen yasa ve yönetmelikler ile resmi konuşmalar telif hakkına tabi değildir. Benzeri bir biçimde, telif hakkı yasaları yayımlanmış eserlerin kişisel eğitim ya da araştırma amacıyla çoğaltılmasına veya eğitim-öğretim amaçlı temsil ve kullanımına izin verektedir (FSEK, md. 33-34). Bu tür yayınlar alıntı yapmak, haber vermek ya da röportaj yapmak amacıyla da kullanılabilir.

Telif hakları ulusal ve uluslararası yasalarla düzenlenmektedir. Eser sahiplerinin telif haklarından yararlanabilmeleri için telif haklarını tanıyan ülkelerin vatandaşı olmaları gerekmektedir. Bazı ülkeler (örneğin, Kuzey Kore) telif haklarını tanımamaktadır. Ülkemizde telif hakları yukarıda andığımız FSEK ile düzenlenmektedir. Öte yandan, telif haklarını yasayla düzenleyen hemen hemen tüm ülkeler telif haklarını uluslararası düzeyde düzenleyen Bern Konvansiyonunu tanımaktadır. Birçok ülke Dünya Entellektüel Mülkiyet Örgütü (World Intellectual Property Organization) Telif Hakları Antlaşmasını ve Gösteriler ve Ses Simgeleri Antlaşmasını tanımaktadır. Avrupa Birliği (AB) 2001 yılında çıkardığı telif hakları yönergesi (2001/29/EC europa.eu.int/comm/internal_market/en/intprop/docs/index.htm) ile bilgi toplumunda telifhaklarını düzenlemeyi amaçlamaktadır. 2002 sonunda uygulamaya giren bu yönerge telif hakları açısından AB üyesi ülkeler arasında uyum sağlamayı ve yasakların kaldırılmasını öngörmektedir.

Telif haklarını düzenleyen yasalarda “özgün”, “önemli”, “makul”, “dürüst kullanım” gibi çok önemli bazı kavramlar genellikle açık açık tanımlanmamaktadır. Özgün eserle, herhalde, daha önce bir yere kopyalanmamış, insan aklının bir ürünü olan ve belirli bir ortamda (kitap, ses kaseti, film gibi) sabitlenmiş eserler kastedilmektedir. Kullanıcıların eserleri “makul” ölçüde kopyalayabilecekleri ve veri tabanlarının “makul” ölçüde kullanabilecekleri öngörülmesine karşın, “makul” terimi tanımlanmamıştır. Adil ya da dürüst kullanım telif hakkı sahibinin çıkarlarına zarar vermeden eseri kullanmak anlamına gelmektedir. Yukarıda değindiğimiz kişisel ve eğitim-öğretim amaçlı kullanımlar bu gruba girmektedir. Ticari bir firma için çalışıyor olsanız bile eserleri kişisel amaçla kopyalamak mümkündür. Aynı şekilde, telif hakkı yasalarına tabi olan eserlerin kütüphaneler tarafından kullanıma sunulması ya da kullanıcılara ödünç verilmesi adil kullanım olarak nitelendirilmektedir.

Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda da bu terimler açık bir şekilde tanımlanmamıştır. Hatta 2001 yılında yapılan bir değişiklikle (md. 72) “hak sahibinin yazılı izni olmaksızın . . . bir eseri kiralayan veya kamuya ödünç veren kişiler hakkında dört yıldan altı yıla kadar hapis ve 50 milyar liradan 150 milyar liraya kadar ağır para cezasına” hükmolunması kütüphanlerin ödünç verme işlemlerini tamamen olanaksız hale getirebilecek bir düzenlemedir. Kütüphanelerin bu madde kapsamı dışında tutulduğu yasaya en kısa zamanda mutlaka eklenmelidir.

Öte yandan bazı terimler farklı ülkelerde farklı anlamlarda kullanılmaktadır. Örneğin, “veri tabanı” terimini Amerikan ve İngilizler farklı AB ülkeleri farklı anlamda kullanmaktadırlar. Yukarıda sözü edilen AB Telif Hakları Yönergesinde “veri tabanı” terimi “sistematik veya yöntemsel olarak düzenlenmiş ve elektronik ya da diğer yollardan bireysel olarak erişilebilen eserler, veriler ve diğer materyaller topluluğu” olarak tanımlamaktadır. Bu tanıma göre aile fotoğraflarını içeren bir albüm ya da kütüphane kataloğu koruma altındadır. Başka bir deyişle kütüphane kataloğu, telefon rehberi, adres veri tabanı gibi katalog bilgileri (“metadata”) koruma altına alınmıştır. Oysa Amerikan yasaları bu tür materyaller konusunda daha esnek davranmaktadır.

Elektronik Yayınlarda Telif Hakları

Bilindiği gibi, dijital yayın teknolojisi eserlerin çoğaltım ve dağıtım giderlerini büyük ölçüde azaltmış ve eserlerin kopyalanmasını kolaylaştırmıştır. Ücretsiz erişilebilen bilgi kaynaklarının sayısı hızla artmaktadır. Bu gelişmelerle birlikte telif hakkı anlayışı da değişmekte, çoğaltma, yayma, koruma, arşivleme, elektronik bilgi edinme özgürlüğü, elektronik bilgi ticareti gibi kavramların yeniden tanımlanması gerekmektedir. Öte yandan, gelişen teknoloji telif haklarının korunması için de yeni olanaklar sunmaktadır. Örneğin, elektronik ortamdaki eserlerin telif haklarını korumak için dijital filigran vb. gibi teknolojik çözümler sunulmakta, telif hakları elektronik telif hakkı yönetim sistemleri aracılığıyla izlenmeye çalışılmaktadır. Bu tür önlemler bir yandan yasal olmayan kullanımları engellerken bir yandan da kişisel ya da eğitim-öğretim amaçlı yasal kullanımları engelleyebilmektedir. Kütüphanelerin basılı eserleri kullanım ya da koruma amacıyla kopyalamalarına izin verilirken elektronik bilgi kaynaklarını bu amaçlarla kopyalamak kısıtlanabilmektedir.

“Yayın” teriminin neleri kapsadığı açık değildir. Örneğin, bir makaleyi bir web sitesinde yayımlamak diğer basılı materyallerde yayımlamakla eşdeğerli midir? Yoksa bu tür yayın kablolu TV yayını olarak görülebilir mi? Yayıncıların konuya yaklaşımı farklıdır. Bazı bilimsel dergi yayıncıları bir yazarın makalesini kendi web sitesi aracılığıyla kullanıma sunmasını “yayın” olarak kabul etmektedir. Söz konusu yayıncılar bu tür makaleleri daha önceden “yayınlandığı” ve özgün olmadığı gerekçesiyle basılı dergilerde yayımlamamaktadırlar.

İster önceden webde yayınlansın isterse yayınlanmasın, telif hakları hem basılı materyaller hem de web sayfaları için ayrı ayrı geçerlidir. Geçmişte bazı yayınevleri basılı kopyası için telif hakkını satın aldıkları eserleri değişik formatlarda da yayınlayabileceklerini düşünmüşlerdir. Ancak ABD’de görülen bir davada yasaların yayıncılara bu hakkı vermediğine hükmedilmiştir. Serbest gazeteci olarak çalışan Tasini New York Times‘ın basılı kopyası için hazırladığı bir yazının ilgili gazetenin web sitesinde ücretli olarak kullanıma açılmasının doğru olmadığını, kendisine sadece basılı kopya için telif hakkı ödendiğini öne sürerek dava etmiş ve bu davayı kazanmıştır.

Elektronik yayınların arşivlenmesi kopyalamaya dayanmaktadır. Dahası, elektronik yayınlardan yararlanmak için genellikle Internet aracılığıyla önce bu yayınlara erişmek ve bu yayınları kendi bilgisayar ekranınıza ya da diskinize aktarmak, yani kopyalamak gerekmektedir. Bir başka deyişle herhangi bir elektronik yayından (paralı ya da parasız olarak) yararlanan bir kimse söz konusu yayını elektronik olarak saklayabilme olanağına sahiptir. Bu durum deyim yerindeyse yayıncıların “uykularını kaçırmaktadır”.

Bunun temel nedeni elektronik yayınları kullanma ve kopyalamadan doğan telif hakları sorununun basılı yayınlara oranla çok daha karmaşık olmasıdır. Elektronik ortamda telif haklarıyla ilgili ödemelerin nasıl yapılacağı konusunda teknolojik ve yasal mekanizmalar henüz geliştirilmemiştir.

Bazı yazarlar (bkz.: Barlow, 1994) Internet ortamında kopyalamanın son derecede kolay olmasından dolayı basılı yayınların telif haklarını düzenleyen yasaların elektronik ortamda geçersiz kalacağını, yasal olmayan dijital kopyalamanın tamamen ortadan kaldırılamayacağını, bu nedenle de bilginin özgür olması (“information must be free”) gerektiğini savunmaktadırlar.

Kuşkusuz elektronik yayınlarda telif hakları sorunları sadece kopyalama kolaylığından kaynaklanmamaktadır. Kaldı ki yasal olmayan kopyalamayı basılı ortamda da tamamen ortadan kaldırmak mümkün değildir. Shapiro ve Varian’ın (1999: 83-90) da değindikleri gibi, elektronik ortamdatelif hakları sorununa daha farklı bir yaklaşım gerekmektedir.

Dijital teknolojinin bilgi üretim ve dağıtım maliyetlerini büyük ölçüde düşürdüğüne ve mükemmel kopyalar üretmeye olanak sağladığına daha önce değinmiştik. Shapiro ve Varian (1999: 85-86) elektronik yayıncıların düşük dağıtım maliyetlerinden yararlanarak bu durumu kendi lehlerine çevirebileceklerini söylemektedirler. Tüketiciler ekonomistlerin deyişiyle “tecrübi” bir meta olan bilginin değerini ancak tecrübe ederek anlamaktadırlar. Örneğin, günümüzün en büyük virüs tarama yazılımı üreten şirketlerinden birisi olan McAfee (url1[i]), ilk geliştirdiği virüs yazılımının (“tecrübi meta”) Internet’ten bedava indirilmesine (download) olanak tanımış ve müşterilerinden, virüs yazılımını beğendikleri ve yararlı buldukları takdirde, yazılıma ne kadar değer biçiyorlarsa o kadar ücret ödemelerini istemiştir. Mcafee şirketi ilk yılın sonunda yaklaşık beş milyon dolar kâr etmiştir (Shapiro ve Varian, 1999: 90).

Bir başka örnek ise günümüzde Elsevier gibi bazı yayınevlerinin sunduğu “içindekiler sayfası” (table of contents) ve güncel duyuru hizmetleridir. Elsevier yayınladığı dergi listesinden ilgi alanına giren dergileri işaretleyen bütün kullanıcılara söz konusu dergilerin yeni çıkan sayılarının içindekiler sayfalarını elektronik posta aracılığıyla bedava göndermektedir. Bir tür “tamamlayıcı ürün” olarak görülen bu hizmet (“Contents Alert”) hem Elsevier’in yayımladığı dergilerin görünürlüğünü artırmakta, hem de yayınevinin ücretli olan elektronik belge sağlama ve makalelerin tam metinlerine erişim gibi hizmetlerine olan talebi artırarak şirkete daha fazla para kazandırmaktadır (Shapiro ve Varian, 1999: 91-92).

Internet “bilgi-reklam” (infomercial) için ideal bir ortamdır. Internet aracılığıyla bedava kopya dağıtmanın maliyeti çok düşük olduğundan, yayınevleri ürünlerinin bir kısmını ya da tamamını bedava erişime açarak daha iyi tanıtım yapmakta ve daha fazla kâr etmektedirler. İlginçtir, basılı yayınlarının elektronik kopyalarını kısmen ya da tamamen Internet aracılığıyla erişime açan MIT Press (url1[ii]) ve Amerikan Bilimler Akademisi (url1[iii]) gibi yayınevlerinin bastığı  kitap ve dergilerin satışında iki-üç kat artış gözlenmiştir. Çoğu kimse bilgisayar ekranından birkaç sayfadan daha uzun belgeleri okumak istememektedir. (Shapiro ve Varian, 1999: 86).

Dikkat edilecek olursa, yukarıdaki örneklerde basılı yayınların elektronik kopyalarını ekrandan okumak ya da yazıcıdan bastırmak için okuyuculardan herhangi bir ücret ödemeleri istenmemektedir. Nitekim halen MIT Press’in yayımladığı kitapların ilk bölümleri ve kitaplarla ilgili eleştiri yazıları, ABD Bilimler Akademisi’nin Proceedings of the National Academy of Sciences of the United States of America (url1[iv]) adlı dergisinde ve diğer yayınlarında yer alan makalelerin tam metinleri bedava erişime açıktır. Aynı yönelimi en büyük Internet kitapçısı Amazon (url1[v]) gibi sanal kitabevlerinde de görmekteyiz. Söz konusu kitabevleri potansiyel müşterilerine kitap seçiminde yardımcı olmak amacıyla kitap eleştirilerine, okuyucuların ilgilendigi konudaki diğer kitaplara yapılan göndermelere, her kitapla ilgili satış istatistiklerine yer vermektedirler. Her okuyucunun daha önce satın aldığı ya da ilgilendiğini söylediği kitapların konuları dikkate alınarak bir “profil” oluşturulmakta ve ilgili konularda yeni kitaplar geldiğinde okuyucu haberdar edilmektedir.2[1] Hatta Amazon.com yayıncılarla anlaşarak 120,000 civarında kitabın tam metinlerini, kapak resimlerini, içindekiler sayfalarını vs. erişilebilir hale getirmiştir. Kullanıcılar Amazon.com aracılığıyla (“Look Inside”) söz konusu kitapların yaklaşık %20’lik bir kısmını görme olanağına kavuşmuşlardır.

Kuşkusuz elektronik içeriğin tamamen erişime açılması bütün elektronik yayınlar için söz konusu olamaz. Shapiro ve Varian (1999) elektronik bilgi ticaretinin bazı yönlerine dikkat çekmekte ve bir gözlüğün fotoğrafının gözlüğün aslının yerine geçmediğini, ama bir fotoğrafın görüntüsünün fotoğrafın kendisi olduğunu vurgulamaktadırlar. Bir başka deyişle, Associated Press (url2[vii]), SIPA Press (url2[viii]) gibi uluslararası haber ajanslarının fotograf arşivlerini Internet aracılığıyla bedava erişime açmaları beklenmemelidir.

Internet aracılığıyla erişilebilen elektronik yayınların telif haklarının ihlal edilip edilmediğinin saptanması yayıncıları ilgilendiren önemli konulardan birisi, belki de ilkidir. Playboy dergisi (url2[ix]) her sayısında yayımlanan orta sayfa posterini “okuyucularına” Internet aracılığıyla bedava olarak sunmaktadır. Kusukusuz dergi yöneticileri entellektüel mülkiyeti kendilerine ait olan bu resimlerin başka web adreslerinde saklanıp saklanmadığını, dahası bu “malzeme”den para kazanan kuruluşlar olup olmadığını merak etmektedirler. Digimarc (url2[x]) adı verilen bir teknoloji aracılığıyla dijital görüntülere normal gözle görülemeyen, ancak belli bir yazılımla saptanabilen gizli işaretler (filigran) yerleştirilmekte ve bu “akıllı görüntüler”e hangi web adreslerinden bağlantı yapıldığı saptanabilmekte, bu bilgiler pazarlama, reklam ve telif haklarını koruma amacıyla kullanılabilmektedir.

Gerek yazarlar, gerekse yayıncılar elektronik yayınların aslına uygun olup olmadığı (authenticity) hususu üzerinde de önemle  durmaktadırlar. Çünkü elektronik yayınlar çoğu zaman aslının mükemmel kopyalarıdır. Herkesin kolayca bir yayının aslına uygun olup olmadığını saptaması mümkün değildir. Shapiro ve Varian (1999: 93)  deneyimli plak yapımcılarının bir müzik CD’sinin ana kopyasıyla 20. kuşak kopyasının ses kaliteleri arasındaki farkı kolayca ayırt edemediklerini, yapımcıların  yapılan karşılaştırmaların %37’sinde 20. kuşak CD kopyasının ses kalitesini daha iyi bulduklarını kaydetmektedirler.

Aslına uygunluk ile yakından ilişkili bir diğer nokta da elektronik yayınların bütünlüğünün (integrity) korunmasıdır. Aslına uygunluk Internet aracılığıyla erişilen yayının gerçekten “erişilmek istenen” özgün yayın olup olmadığını, bütünlük ise yayının entellektüel tutarlılığının bozulup bozulmadığını, yani değiştirilip değiştirilmediğini ifade etmektedir. Özgün kopyaya eklenebilecek gözle görülmeyen bir filigran bu kopyayı diğerlerinden ayırt etmek için kullanılmaktadır. Yayının içeriğinin değiştirilip değiştirilmediği ise içerik “kurcalandığı” takdirde farklı değerler alan ve “zaman damgası” olarak adlandırılan bir elektronik numara aracılığıyla anlaşılabilmektedir (Tonta, 1997c).

Elektronik bilgilere erişim ve bu bilgilerin kullanımıyla ilgili entellektüel mülkiyet hakları henüz yasalarla düzenlenebilmiş değildir. Elektronik ortamdaki bilgilerin kolayca kopyalanabilmesi ve bir yerden bir yere aktarılabilmesi telif hakkı yasalarının yaşama geçirilmesini de zorlaştırmaktadır. Örneğin, Türkiye’de kullanılan kelime-işlem, veri tabanı yönetim sistemleri ve tablolama programlarının sadece %10’unun yasal yollardan elde edildiği tahmin edilmektedir (Turkey, 1993: 64). Elektronik bilgiler ve belgeler halen birçok ülkede hukuki açıdan ikinci sınıf bilgi ve belge işlemi görmektedir. Oysa günümüzde birçok düşünce ve sanat yapıtı elektronik ortamda tasarlanmakta ve üretilmektedir. Bunların basılı ya da elektronik olarak çoğaltılıp dağıtılması ise ikinci derecede önemlidir. Bu bakımdan elektronik bilgi ve belgeler de en azından basılı belgeler kadar telif hakkı yasalarıyla korunmaya değerdir.

Elektronik bilgilerle ilgili entellektüel mülkiyet haklarının düzenlenmesi yayıncıları da yakından ilgilendirmektedir. Yayıncılar basılı kaynaklardan elde ettikleri gelir azalmadıkça elektronik yayınları bir alternatif olarak görme eğilimindedirler. Ancak elektronik yayınların koruma altına alınması için entellektüel mülkiyet haklarının yapısı da değişecektir. Yayıncıların bu tür bir değişime nasıl tepki gösterecekleri merak konusudur. Örneğin, ulusal kütüphaneler Derleme Yasasına göre üretilen her elektronik veri tabanından ücretsiz olarak bir kopya elde etme hakkına sahiptirler. Ulusal kütüphanelerin, yasayla elde ettikleri bu kopyaya herkesin ücretsiz olarak erişimine ve gerekirse kullanıcıların söz konusu veri tabanında yer alan bilgileri kişisel kullanım için kendi bilgisayarlarına indirmelerine (downloading) olanak tanıdıklarını düşünelim. Bu durumda kütüphaneye yasa gereği verilen kopya yayıncının yapmış olduğu belki de ilk ve tek ‘satış’ olacaktır (Samuelson, 1995: 19). Yayıncıların böyle bir senaryoya tepkilerinin ne olacağını tahmin etmek güç değildir. Ayrıca, herkesin Internet aracılığıyla kendi eserlerini ‘yayımlayabilme’ olanağına sahip olması telif haklarıyla ilgili sorunları daha da karmaşık hale getirmektedir. (Tonta 1996)

Elektronik Bilgilere Erişim ve Bilgi Edinme Özgürlüğü

Eğer demokratik bir toplumda düşünceler serbestçe tartışılacaksa insanların bilgiye erişmeleri zorunludur. Entellektüel özgürlük ve bilgi edinme özgürlüğü kütüphanecileri de çok yakından ilgilendirmektedir. Nitekim Amerikan Kütüphane Derneği (ALA) 1982-83 yılında “Bilgiye Özgürce ve Hakça Erişim Komisyonu” kurarak konuyu ayrıntılı olarak inceletmiştir. Komisyon tartışmaları sansürden daha çok bilginin yayımı ve bilgiye erişim üzerinde yoğunlaşmış ve bu bağlamda konuya Amerikan Anayasasının televizyon yayınları ve elektronik bilgi iletim sistemlerini de içine alıp almadığı, teknoloji temelli bilgi sistemlerinin vatandaşlar için fiziki, mali, eğitsel ve teknik engeller yaratıp yaratmadığı ve devlet bilgilerinin dağıtımı ve bu bilgilere erişim açılarından yaklaşılmıştır (Eaton, 1990: 112). Adı geçen Komisyonun raporu 1986 yılında yayımlanmıştır (American Library Association, 1986). Rapor devletin ürettiği bilgilere erişim konusunda güçlü yorumlar içermekte ve sürekli bir bilgi okumaz-yazmazlar alt sınıfı yaratmanın ulusal çıkarlara uygun olmadığı not edilmektedir. Dahası, geleneksel ya da elektronik formattaki bilgi kaynaklarına erişimi sınırlanan kimselerin gerçek anlamda modern demokratik topluma ve serbest pazar ekonomisine tam ve etkin olarak katılım fırsatının ellerinden alındığı vurgulanmaktadır. Bazı devlet bilgilerinin sadece elektronik ortamda erişilebilir olmasının, çok uzun süreden beri derleme kütüphaneleri yoluyla vatandaşların devlet bilgilerine erişimini sağlayan ve böylece toplumsal bir işlevi yerine getiren kütüphaneler için de bazı sonuçlara yol açacağı öngörülmektedir (Eaton, 1990: 117).

Elektronik bilgilere erişim konusunda Amerikan Kütüphane Derneği çalışmalarına devam etmiş ve son olarak Kütüphane Hakları Bildirgesini elektronik bilgilere, hizmetlere ve bilgi ağlarına erişim açısından yorumlamıştır. 24 Ocak 1996 tarihinde ALA Konseyi tarafından kabul edilen bu yorumda, kütüphane ve kütüphanecilerin varlık nedeninin, “düşüncenin kaydedildiği format ve teknoloji ne olursa olsun bir düşünceyi tanımlama, düzenleme, hazırlama ve erişimi sağlamakla bu hakların kullanımını kolaylaştırmak olduğu” vurgulanmaktadır. Öte yandan, evrensel bir bilgi köyünde yaşadığımız halde, pek çok kişinin ekonomik koşullar, teknolojik olanaklar ve alt yapı farklılıkları yüzünden elektronik kaynaklara erişemedikleri, bunun da insanların “bilgiye sahip olanlar” ve “bilgiye sahip olmayanlar” (information “have’s” and information “have nots”) şeklinde iki sınıflı bir toplum yaratacağından endişe edilmektedir.

1995 yılında Amerikan Kongresinde “Elektronik Bilgi Edinmeyi Geliştirme Yasası” tasarısı tartışılmıştır (Electronic 1995). Bu tasarı, ABD’de ilk kez 1966’da çıkarılan ve 1974 ve 1986’da bazı değişiklikler gören Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasasındaki maddelerin kapsamına elektronik bilgileri de sokmuştur. Örneğin, tasarıda elektronik formda yayımlanan kamuya ait bilgi ve belgelerin de dizinlenmesi ve kamunun yararına sunulması zorunlu hale getirilmektedir.

ABD’de 1998 yılında çıkarılan Dijital Milenyum Telif Hakkı Yasası (Digital Millennium Copyright Act) elektronik bilgi edinme özgürlüğü konusunda da düzenlemeler getirmiştir (Acun, 2000). Ancak 11 Eylül 2001’de ABD’de meydana gelen terör olayları nedeniyle özellikle elektronik bilgilerin denetimi konusunda bazı kısıtlamalara gidilmiştir. Terör olaylarından sonra çıkarılan USA PATRIOT Yasası daha önce edinilen bazı kazanımları geri almıştır. Örneğin, Amerikan kütüpahnecilik literatüründe son günlerde kütüphanelerin veri tabanlarında tutulan elektronik kayıtlara istendiğinde güvenlik kuruluşları tarafından erişilebilmesi sıcak tartışma konularından biridir.

Görüldüğü gibi, elektronik bilgilere erişim ile bilgi edinme özgürlüğü üzerinde sıkı ve karmaşık bir ilişki vardır. Konuyu daha da genelleştirecek olursak, teknolojinin, özellikle bilgisayar ağları yoluyla elektronik bilgilere erişmenin bilgi edinme özgürlüğü üzerine etkilerinin derinlemesine incelenmesi gerekmektedir. Teknolojiye dayalı bilgi sistemlerinin vatandaşlar için oluşturduğu fiziksel, maddi, eğitimsel ve teknik engeller oluşturup oluşturmadığı ve varsa bunların neler olduğu araştırılmalıdır. 9 Ekim 2003 tarih ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Yasası “elektronik ortamda kaydedilen her türlü bilgi, haber ve veri taşıyıcılarını” da kapsamaktadır. 24 Ekim 2003 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan yasa 24 Nisan 2004’te yürürlüğe girecektir.

IFLA İlkeleri

IFLA’nın dijital ortamda telif hakları konusundaki pozisyonunu açıklayan bir belge Ağustos 2000’de IFLA Yürütme Kurulu tarafından onaylanmıştır. Bu belgenin sonunda IFLA’nın konuyla ilgili ilkelerinin özeti 12 madde halinde verilmiştir: Bu ilkeler aşağıda özetlenerek verilmektedir.

1. Bern Konvansiyonu, WIPO antlaşmalarıyla izin verilen telif hakklarıyla ilgili istisnaların basılı ve elektronik formattaki bilgilere eşit biçimde uygulanması için ulusal yasalarda değişiklik yapılmalı

2. Telif hakkına girmeyen fazla kopyalamalar içim yönetimsel açıdan kolay bir ödeme sistemi geliştirilmeli

3. Telif hakkına tabi materyalin kullanımı için yapılan geçici ya da teknik kopyalar çoğaltma hakkı kapsamından çıkarılmalı

4. Dijital formattaki eserler için herhangi bir izin almaksızın ya da ücret ödemeksizin bütün kütüphane kullanıcıları

  • Telif hakkına tabi kamuya açık materyalleri gözden geçirebilmeli
  • Ticari olarak pazarlanan telif hakkına tabi materyali gerek kütüphanede gerekse uzaktan kişisel kullanım amacıyla okuyabilmeli, dinleyebilmeli veya görebilmeli
  • Kişisel kullanım, eğitim ve araştırma amacıyla dijital bir eserin makul bir kısmını kopyalayabilmeli

5. Dijital formdaki telif hakkına tabi dijital bir esere araştırma amacıyla erişim sağlanmalı

6. Fiziksel formda yayınlanmış dijital materyallerin (örneğin, CD-ROM’lar) ödünç verilmesi kısıtlanmamalı

7. Elektronik kaynakların makul ölçülerde ödünç verilmesi lisans anlaşmalarıyla kısıtlanmamalı

8. Kütüphane ve arşivlerin koruma amacıyla basılı formdaki telif hakkına tabi materyalleri dijital forma dönüştürmelerine izin verilmeli

9. Telif hakkı yasası elektronik medyanın derlenmesine olanak sağlamalı

10. Kullanıcıya pazarlık fırsatı verilmeden telif hakkı sahipleri tarafından lisanslara tek taraflı olarak konulan kısıtlamaları ulusal telif hakkı yasası geçersiz saymalı

11. Ulusal telif hakkı yasaları telif hakkı sahiplerinin hakları ile kullanıcıların yasal hakları arasında bir denge gözetmeli

12. Yasaya uyulup uyulmadığının pratik ve makul bir biçimde denetlenemediği durumlarda üçüncü partilerin sorumlulukları konusunda açık sınırlamalar getirilmeli.(Kaynak: IFLA Position on Copyright in the Digital Environment. (August 2002) http://www.ifla.org/V/press/copydig.htm (12 Aralık 2002).

Elektronik Bilgi Kaynakları ve Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu

Yasada kütüphanelerin telif hakkına tabi materyalleri kullanıma açması hususunu düzenleyen doğrudan bir madde yoktur. Ancak, yukarıda da değindiğimiz gibi, 2001 yılında yapılan bir değişiklikle kütüphanelerin kitap bile ödünç vermelerinin engellenebileceğine yeniden dikkat çekmekte yarar vardır. Bunun dışında yasa maddelerini gözden geçirdiğimizde FSEK’te eğitim ve öğretimle ilgili maddelerin olduğunu (md. 33-34), ancak dürüst kullanımla ilgili herhangi bir düzenleme olmadığını görmekteyiz. 1995’te yapılan değişiklikle veri tabanları “işlemeler” adı altında koruma kapsamına alınmıştır. Ancak bu maddenin yeterli olmadığı kanısındayız. Yasada elektronik eserlerle ilgili olarak da doğrudan bir madde bulunmamaktadır. Sadece eser sahibinin eserini dijital yollardan yayım hakkına sahip olduğu belirtilmiştir.

Kanımızca FSEK elektronik bilgi kaynaklarını da kapsayacak biçimde gözden geçirilerek aşağıdaki düzenlemeler yapılmalıdır:

  •  FSEK’e elektronik eserlerin kullanımı ve korunmasıyla ilgili maddeler konulmalıdır;
  • “Kişisel kullanım” başlığı altında elektronik eserlerin de kullanım kapsamına girdiği eklenmelidir;
  • Kütüphanelerin elektronik yayınları kişisel kullanım amacıyla ödünç vermek üzere çoğaltabilecekleri eklenmelidir;
  • Veri tabanlarıyal ilgili madde geliştirilip, AB Telif Hakları Yönergesinde de öngörüldüğü gibi,  kataloglama ve dizinleme (“metadata”) bilgileri de telif hakkı koruması kapsamına alınmalıdır;
  • Bilgi Edinme Hakkı Yasasına adil kullanımla ilgili maddeler konulmalı, bu hak dijital eserler için de geçerli olmalıdır.

Derste aşağıdaki konulara önem sırası gözetilmeksizin değinmeye çalışacağız:

Telif hakları ve elektronik bilgiler: Telif hakları uygulamaları elektronik bilgiler için basılı bilgilerden farklı mı? Farklı olmalı mı? “Bilgi özgür olmalı” (information must be free) anlayışını savunanların tezleri elektronik ortamda acaba daha mı güçleniyor? (John Perry Barlow ve diğerlerinin konuyla ilgili görüşleri. Barlow aşağıda künyesi verilen makalesine “Entellektüel mülkiyet hakları konusunda bildiğiniz herşey yanlış” diye başlıyor.) Elektronik bilgilerle ilgili telif hakları 19. yüzyılın telif hakkı yasalarıyla korunabilir mi? Elektronik posta mesajları, tartışma listelerine gönderdiğiniz mesajlar telif hakkı kapsamında değerlendirilebilir mi? Web sayfaları da bu kapsamda değerlendirilebilir mi? Belirli bir web sayfasına yaratıcısının izni alınmadan bağlantı yapılırsa telif hakları ihlal edilmiş olur mu? Bir başkasının hazırlamış olduğu web sayfasını kendi web sayfanızda gösterdiğinizde telif haklarını ihlal etmiş olur musunuz? “İlk satış” doktrini elektronik bilgiler için de geçerli midir? (“İlk satış” doktrini bir kitabı, dergiyi, müzik CD’sini vs. para vererek satın alan bir kullanıcıya o kitabı, dergiyi vs. istediği kimseye (ücretsiz) devretme, yeniden satabilme ya da kiralayabilme hakkı tanımaktadır.)

Adil kullanım/dürüst kullanım: En “sıcak” konulardan birisi. Telif hakları ile ilgili yasalar kütüphaneler ve eğitim kuruluşlarına ayrıcalık sağlayan maddeler içerdiğinden ilgili kuruluşlar bilgi kaynaklarının kullanımında ve kopyalanmasında ticari kullanıcılardan daha fazla haklara sahiptirler. Bizim yasalarımızda da bu böyle. Ancak elektronik bilgiler söz konusu olduğunda “adil kullanım”/”dürüst kullanım” (fair use, fair dealing) nasıl etkilenecek? Elektronik bilgiler için de adil kullanım ilkesi geçerli olacak mı? Kütüphaneler acaba artık elektronik bilgilerden yararlandırma söz konusu olduğunda eskisi kadar rahat davaranamayacaklar mı? Seçmeli bilgi duyurusu hizmetleri verirken aynı elektronik bilgileri kütüphaneciler birden fazla kullanıcıya gönderdiklerinde telif hakkı yasalarına aykırı davranmış olurlar mı? Gerek ABD’de gerekse Avrupa ülkelerinde yoğun olarak tartışılan bir konu.

Elektronik bilgi edinme özgürlüğü: Bilgi edinme özgürlüğü birçok ülkede yasalarla garanti altına alınmıştır. Elektronik ortamda da vatandaşların bilgi edinme özgürlükleri garanti altına alınabilecek mi? Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda yapılan son değişiklikler bu konuda yeni hükümler içeriyor mu? ABD’de “Elektronik Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası” (Electronic Freedom of Information Act) üzerinde çalışmalar birkaç yıldır sürekli gündemde. Bizde durum nedir? Birkaç yıl önce “İdari Usul ve Bilgi Edinme Kanunu Ön Taslağı” hazırlanmıştı. Bu taslakta elektronik bilgilerle ilgili maddeler yer almamıştı. Yukarıda anılan Bilgi Edinme Hakkı Yasasında elektronik bilgilere erişim hakkıyla ilgili maddelerin olup olmadığı gözden geçirilecektir.

Ulusal ve uluslararası telif hakkı yasaları ve politikalar: Konuyla ilgili belli başlı sözleşmelerde (Bern Sözleşmesi, GATT) elektronik bilgilerle ilgili telif hakları yer alıyor mu? Dünya Entellektüel Mülkiyet Örgütü (WIPO) gibi uluslararası kuruluşların rolü nedir? Elektronik bilginin kolayca bir yerden bir yere aktarılabilmesi “sınırlar arası” (transborder) bilgi akışıyla ilgili yeni yaklaşımları gerektiriyor. Örneğin, ABD’nin ve Avrupa ülkelerinin kişisel bilgilerle ilgili farklı uygulamaları elektronik ticaretin geleceğini etkileyecek önemde. ABD liste ve rehber türü veri tabanlarını (telefon rehberleri, kişilerle ilgili kredi kartı bilgileri) telif hakkı kapsamına almazken Avrupa ülkeleri alıyor. Bu sorun çözülmedikçe Atlantik’in iki yakası arasında bu tür bilgilerin gidip gelmesi muhtemelen yakın gelecekte tehlikeye girebilir. AB’ye katılmaya hazırlanan Türkiye açısından durum nedir?

Telif haklarının yönetimi: Elektronik bilgiler daha çok lisans anlaşmaları sonucu kullanıldığından kullanıcılar hakkında daha ayrıntılı bilgi edinmek mümkün. Hatta tek tek makalelere vs. erişim izlenebildiğinden daha sıkı bir fiyatlandırma izlemek mümkün. Telif hakları yönetiminden kimler sorumlu olmalı? Acaba telif hakları uygulamaları lisansların bir parçası mı olacak? Örneğin, elektronik bilgi söz konusu olduğunda bir web sayfasında bir sonraki sayfaya gitmek üzere tıkladığınızda otomatik olarak ödeme yapmayı kabul etmiş mi sayılacaksınız? (“Shrink wrap” lisanslar, UCC 2B, vs.) Elektronik telif hakkı yönetim sistemleri nasıl çalışır? Birden fazla hak sahibine elektronik ödemeler nasıl yapılacak? Bunun için gereken alt yapı nedirTelif hakları yönetimi ve DOI numaralarıyla metadata arasında nasıl bir ilişki vardır? (Bu konuda ayrıntılı bilgi için bkz. Bearman ve diğerleri, 1999)

Sık sık ziyaret ettiğiniz web sayfalarının kendi tarayıcınız tarafından otomatik olarak depolanması (caching) telif haklarına aykırı mıdır?

Internet servis sağlayıcılarının (ISS) sitelerinden indirilen telif hakkı ile korunmuş sayfalardan, dosyalardan (müzik vd.) ISS’ler sorumlu mudur? Benzeri bir biçimde kütüphaneler bağlantı verdikleri ya da erişimine olanak sağladıkları (örneğin, şiddet, porno, ulusal güvenlik vb. nedenlerle “sakıncalı” bulunan) sayfaların içeriklerinden sorumlu tutulabilirler mi? (Geleneksel anlayış, kütüphane dermelerinde bulunan kitap-dergi vb. materyallerin içeriğinden kütüpahnecilerin sorumlu tutulamayacakları yönündedir. Aynı şekilde telekom şirketleri de müşterilerin telekom olanaklarını kaçakçılık, başkalarına hakaret vb. amaçlarla kullanımından sorumlu tutulmamaktadır.)

Konuyla ilgili birçok soru sorulabilir. Bu sorulardan bazıları 1999’da NATO Bilgi Yönetimi Komitesi’nin Trondheim’de (Norveç) düzenlemiş olduğu telif haklarıyla ilgili bir toplantıda bir araya getirilmişti. İlgili diğer soruların neler olabileceği konusunda buraya tiklayınız. Graham Cornish’in bu toplantıda yaptığı sunuşa dayanan makalesini okumanızda yarar var.

Bütün bu soruların yanıtlarını vermek mümkün değil. Ama bazılarını yanıtlayan ya da bu konuda entellektüel tartışmalar içeren pek çok kaynak bulunabilir. Aşağıda benim görebildiğim belli başlı kaynaklar sıralanmaktadır. İlginizi çekenleri okumanız çok yararlı olacaktır.

Kaynaklar

American Library Association. Commission on Freedom and Equality of Access to Information. (1986). Freedom and equality of access to information : a report to the American Library Association / Commission on Freedom and Equality of Access to Information; Dan M. Lacy, chair. Chicago : ALA.

Ardito, Stephanie C. “Electronic Copyright” Encyclopedia of Library and Information Science içinde (Vol. 64 s. 95-117) Ed. Allen Kent. 1999. (Kaynak Beytepe’de var; bazı bölümleri yararlı olabilir.)

Bachrach, S. et al. (September 4, 1998). Who Should Own Scientific Papers? Science 281(5382): 1459-1460. Elektronik adres: http://www.library.yale.edu/~llicense/POLICYF.HTM (11 Aralık 2002).

Barlow, J.P. (1994 March ) The economy of ideas – A framework for rethinking patents and copyrights in the Digital Age (Everything you know about intellectual property is wrong). Wired [Çevrimiçi], (2): 84-90; 126-129. Elektronik adres:http://www.wired.com/wired/archive/2.03/economy.ideas.html. (Oldukça uzun bir makale, ama bol vaktiniz olduğunda okumaya değer.)

Bearman, D., Miller, E., Rust, G., Trant, J. ve Weibel, S. (January 1999). A common model to support interoperable metadata: progress report on reconciling metadata requirements from the Dublin Core and INDECS/DOI communities. D-Lib Magazine [Çevrimiçi]5(1). Elektronik adres:http://www.dlib.org/dlib/january99/bearman/01bearman.html (11 Aralık 2002)

“Copyright and the Digital Environment,” Managing Information 3(1): 25-26, January 1996. (Dergi Beytepe’de var)

“The Council on Library Resources Issues Statement on the Fair Use Doctrine,” ASIS Bulletin 22(3): 22, 25, February/March 1996. (Fotokopi için kaynağı benden ödünç alabilirsiniz.)

Eaton, N.L. (1990 Summer-Fall). “Freedom and equality of access to information – The Lacy Commission Report,” Library Trends 39(1-2): 111-125.

“Electronic Freedom of Information Improvement Act of 1995.” (1995 July 28). (S. 1090; 104th Congress, 1st Session, (Yasa tasarısının elektronik kopyası Kongre Kütüphanesi kataloğundan edinilebilir (telnet://locis.loc.gov).

Mann, Charles C. “Who Will Own Your Next Good Idea?”, The Atlantic Monthly, 282/ 3 (September 1998). (Makale üç bölüm halinde yayımlandı.)

Shapiro, Carl and Hal R. Varian, Information Rules: A Strategic Guide to the Network Economy. Boston, MA: Harvard Business School Press, 1999. (4. bölüm (s. 83-102) “Rights Management” ile ilgili.

Samuelson, Pamela. “Copyright and digital libraries,” Communications of the ACM 38(4): 15-21, 110, April 1995. (Samuelson bu konuda uluslararası bir otorite. Yukarıda adı geçen dergide sürekli yazıyor. Hukuki terimleri herkesin anlayabileceği şekilde anlatabiliyor. Bu kişi tarafından yazılmış makaleleri okumaya çalışın.)

Samuelson, Pamela. “Is Information Property?” Communications of the ACM 34(3): 15+, March 1991. (ASCII kopyasına http://www.ifla.org/documents/infopol/copyright/samp6.txt adresinden erisebilirsiniz.)

Türkiye’de konuyla doğrudan ilgili pek fazla kaynak olmamasına rağmen, ilgili makaleler ve web sayfaları aşağıda listelenmiştir.

Acun, Ramazan. “İnternet ve Telif Hakları”, Bilgi Dünyası, 1(2000), 5-26. (Okumanızda yarar var. Acun’un makalesinde geçen elektronik adreslere ve kaynakçada verilen konuyla ilgili kaynaklara da gidebilirsiniz.)

Acun, Ramazan. “Veri Tabanlarının Korunması“, VIII. Beş Yıllık Kalkınma Planı Fikri Haklar Özel İhtisas Komisyonu Raporu , Ankara: DPT, 2000, 85-89.

Acun, Ramazan. “Yeni Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu“, İLESAM Bülteni, 55(Ocak Mart 2001), 4-7.

DPT. 8. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Fikri Haklar Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Ankara: DPT, 2000. (Genelde telif haklarıyla ilgili yararlı bir rapor. AB yasalarındaki ilgili hususlara da değiniliyor.)

Karaahmet, Erdoğan. “Bilgi Kaynağı Olarak Patentler, Markalar ve Türk Patent Enstitüsü,” Türk Kütüphaneciliği 9(4): 386-397, Aralık 1995.

Sağsan, Mustafa. (Kasım 2002). sanal alemde hak arayışları: Internet’te telif hakkı sorununun boyutlarına kısa bir bakış. Düşünceler No. 58, s. 23-31.

Tonta, Yaşar. “Elektronik kaynaklarda yasal sorunlar.” Bilgi Toplumuna Doğru Halk Kütüphaneleri: PULMAN-XT Türkiye Ulusal Toplantıs Sonuç Raporu, 16-19 Kasım 2002, Milli Kütüphane, Ankara içinde (81-88). Ed. Bülent Yılmaz. Ankara: ANKOS ve TKD, 2003. (bildiri metni –PDF)”

Tonta, Yaşar. “Elektronik yayıncılıkta son gelişmeler” Bilgi Dünyası 1(1): 89-132, Nisan 2000. (“Elektronik Yayınlarda Telif Hakları” başlıklı bir alt bölüm var. Bölümün içeriği yukarıda “Elektronik yayınlarda Telif  Hakları” başlığı altında verildi. Bu alt bölüme buraya tıklayarak da erişebilirsiniz.)

Aşağıdaki makalelerde de konuyla ilgili kısmi bilgiler var:

Çelik, Ahmet ve Yaşar Tonta. “Düşünce özgürlüğü, bilgi edinme özgürlüğü ve bilgi hizmetleri“; Bilgi Edinme Özgürlüğü içinde (1-13). Eds.Yaşar Tonta and Ahmet Çelik. Ankara: Türk KütüphanecilerDerneği, 1996. (Makalenin içinde “Elektronik bilgilere erişim ve bilgi edinme özgürlüğü” adlı bölümü yukarıya aldım.)

Tonta, Yaşar. “Internet, Elektronik Kütüphaneler ve Bilgi Erişim”; Türk Kütüphaneciliği 10(3): 215-230, Eylül 1996. (Makale içinde telif hakları ile ilgili kısa bir bölüm var.) Elektronik adres: http://yunus.hacettepe.edu.tr/~tonta/yayinlar/inetekutbe.html

Turkey: Informatics and economic modernization. (1993). Washington, DC: The World Bank.

Telif Haklarıyla İlgili Web Siteleri

IFLA Telif Hakları Dizini http://www.ifla.org/II/cpyright.htm

Çok yararlı bir kaynakça; telif hakkıyla ilgili elektronik dergilerin listesi, telif hakkı politikaları, uluslararası telif hakkı antlaşmaları ve bütün bu ilgili dokümanlara bağlantılar var. Bu sayfadan yararlanarak birçok kaynağın tam metnine erişmeniz mümkün. Telif hakkı ile ilgili olanların mutlaka ziyaret etmeleri gereken bir site. Kaynakçaya daha hızlı erişim için buraya tıklayınız. Samuelson, Barlow, Carroll, Koyle, Graham, Halbert ve Stallman’ın makaleleri ve CNI (Coalition for Networked Information). EFF (Electronic Frontiers Foundation) ve CONFU (Conference on Fair Use http://www.utsystem.edu/ogc/intellectualproperty/confu.htm ) sayfaları özellikle önerebileceklerim. (Gerçi IFLA sayfasından bağlantı verilmiyor ama Kongre Kütüphanesi’nde ( http://thomas.loc.gov/ ) konuyla ilgili ABD mevzuatı elektronik ortamda var.)

WIPO: World Intellectual Property Organization  http://www.wipo.org/

Copyright Clearance Center  http://www.copyright.com/

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu  http://www.ilesam.hacettepe.edu.tr/fsek.html

Copyright Resources Online  http://www.library.yale.edu/~okerson/copyproj.html

ILESAM: Türkiye İlim ve Sanat Eseri Sahipleri Meslek Birliği Telif Hakları Web Sitesi  http://www.ilesam.hacettepe.edu.tr/

Telif haklarıyla ilgili mevzuatı içermektedir. Bu sitede “Telif Hakları Köşesi” altında başta 5/12/1951 tarih ve 5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU’nun tam metni ( http://www.ilesam.hacettepe.edu.tr/fsek.html olmak üzere bazı yerli ve yabancı kaynaklara/web sayfalarına (WIPO, US Copyright Office, Intellectual Law Library vd.) bağlantılar var.

Türk Patent Enstitüsü‘nün sayfasında ( http://www.turkpatent.gov.tr ) (elektronik bilgilerle doğrudan ilgili olmasa da) patentler, faydalı modeller, ticari markalar, endüstriyel tasarım ve coğrafi işaretler hakkında “100 Soru 100 Cevap” seçeneği altında bazı yararlı bilgiler bulabilirsiniz. Örneğin, 26. soru, “Avrupa ile Gümrük Birliği’ne Giren Türkiye’nin Sınai Mülkiyet Hakları Kapsamında Sorumlulukları Nelerdir?” belki ilginizi çekebilir.

http://www.librarylaw.com/ adresinde “Copyright and libraries including Licenses” başlığı altında yararlı bağlantılar var. Henüz inceleme fırsatım olmadı ama ders notunda geçen, örneğin, Dijital Milenyum Telif Hakkı Yasası vb. gibi konularda daha ayrıntılı bilgilere erişmek mümkün.

3[1] Konuyla doğrudan ilgili olmamasına karşın, yukarıda anılan yöntemlerin bir kısmının çevrimiçi kataloglar tarafından da kullanıldığını not etmekte yarar var. Örneğin, Kaliforniya Üniversitesi Çevrimiçi Kütüphane Kataloğu Melvyl (http://www.melvyl.ucop.edu) (şimdiki adı Kaliforniya Dijital Kütüphanesi: http://www.cdlib.org), şimdi olduğu gibi web öncesi dönemlerde de kullanıcıların kendi profillerini tanımlamalarına izin vererek ilgili konularda kütüphane dermesine eklenen yeni kitapları ya da MEDLINE, Current Contents gibi makale veri tabanlarına eklenen makaleleri elektronik posta aracılığıyla kullanıcılara postalamaktaydı. Ancak kanımızca çevrimiçi kütüphane katalogları aracılığıyla sanal kitabevlerinin yaptıklarından daha fazlası kolayca yapılabilir. Her kitabın daha önce kaç defa ödünç alındığı, kitabı ödünç alanların düşünceleri, kitabın iç kapağı, içindekiler sayfası ya da özeti her bibliyografik künyeye eklenebilir. Çevrimiçi kataloglar ile Book Review Digest gibi dergilerde yayımlanan kitap eleştirileri arasında bağlantı (link) kurulabilir. MARC standardında bu tür bilgiler için ayrılmış alanlar bulunmaktadır. Çevrimiçi kataloglar bilgi kaynakları hakkında şimdikinden çok daha kapsamlı bilgiler sağlayabilir.

Kaynak alınan web adresi

Please share it
Email this to someoneShare on Google+Pin on PinterestTweet about this on TwitterShare on LinkedInShare on Facebook